İSTANBUL VEDASI

İSTANBUL VEDASI - Latif MEMİŞ
  • 4 Kas , 2016
  • pelin84
  • 0 yorum
  • Favoriye Üye Girişi Gerekli

Zor bir zamanla verdik adını
Kıraç toprakların meyvelerinde tattık gülücüklerini
Sen ki bir çocuk
Sen ki bir genç kız olmuştun
Hasadı gecikmiş buğday tarlaları arasında
‘bir umut meyvesi’ denmişti sevgine

Ulaşılmaz bereketler uzaklığınca
Servilerin gölgelerinde serinlettik yalnızlığımızı
Ayrılıkların sitemkar sözlerinde
Ve bereketli göğüslerinden taşan
Şehvetlerin hazlarını bulduk ellerimizde
Oysa ne bir anlık tutkuların yorumuna
Ne de yılların anlatılarına bağladık
Bir anlık sarılmanın yaşama sevincini.

Denizin ıslak, rüzgârın ılıntılı yelkenlerini açtık
Senin gözlerinin ateşli
Ellerinin eriten dalgalarına
Sonra…
Bir dünya dolusu bir sandal peydahladık
Ufuktaki yaşamak çizgisinden.
Anladılar mı bilmiyorum
Anlayamadıklarımızı…
Ve bir İstanbul dolusu tarihi
İstanbul kadar eski sevgileri
İstanbul yaşadıkça
Bizi kıskandılar diye sırf;
Vahşice
Bir öpüşe sığacak hazlarımızı sakladık, yarınımıza

Bilirsin
Kayaların kalabalığı engel
Sokakların çığırtkan satıcıları sağdıç değildi
Ellerimizin dipdiri şehvetine.
Zaten anlamadılar bile
Niçin sustuğunu dudaklarımızın
Neden ateş aldığını
Gözlerimizin.
Böylece belli belirsizdi yaşamak
Ve beklide biz yoktuk orada
Onun olduğu zaman
İstanbul yaşamınca uçuk bir silintidir karabasan.
Bir buhar parçası gibiydik
Bulutlandık
Islak değildi yağdığımız yağmur
İnsanların gölgeli gözlerine
Sessiz sedasız anlattık sevimizi
Ve yalancı sözcüklere verdik
Ayrılıklarımızı, umutla.
Ey İstanbul
Sen bile bizim kadar hasret olmadın
Böyle dolgun ayrılıkların
Bir anlık hazlarına.

İşte burada
Mesafelerin insanlarla uzadığı
Yüreklerin duygularla birleştiği bu yerde
Hiç engel değil yaşamak
Kim bilir kaç asırlık ayrılığımızın
Her anını bir zifaf sadeliğinde
Beraber kılmaya.

Tarih kadar eski
Yaşam kadar gerçek
Bir anlık hazlarımız
Ve biz yaşadıkça
Ne düğünümüz yaşamla
Ne de ölümümüz aşkımıza
Son perde.

01.08 -Çerkezköy

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu