HİROŞİMA - H. Hüseyin KORKMAZGİL
  • 28 Kas , 2006
  • cicceekk
  • 0 yorum
  • Favoriye Üye Girişi Gerekli

bir sedef kayıktı capon denizlerinde
altın yaldızlı kürekleri
            kimbilir kimlerin eleinde
                    capon denizlerinde
yorgundu -sis çökmüştü- ak uçakları kalkıyordu alanlardan
uzak kasımpatılar çiziyorduk üşümüş kağıtlara
bayraklar örtüyorduk üşümüş çocuklara - ısınıyorduk
biz ne çocuktuk, ama ne çocuktuk, nasıl anlatmalı bilmem
poem caponez diyordu- ama nasıl anlatmalı bilmem
alaturka bir ölümdü, nasıl anlatmalı bilmem.
sular
              sular hiç geri dönmüyorlardı
biz ne kırallar büyütmüşüz kiyo
              ne kıral korkulara alkışlar!
kitaplar indirmişiz kiyo-sürülerle açlığımıza
sabahlar telliduvaklı geceler kanlıbıçaklı
biz ne kırallar yemişiz büyük kurtuluşlara
nasıl anlatmalı bilmem
alaşafakları söyler bayraklarımız

kiyo kiyo!
beni görmüşlüğün var mı hiç
kaç galeri kaç yitikkent kaç masal morluğu soğumaklarda
                 ölüler çiçek istemiyorlar kiyo
                 bu elleri hangi topraklar
ben eşsiz serüvenler delisi matakatakatuka
                      takdim ederim kendimi
                      aynalar paramparça kiyo
                      aynalar hiroşima
fincanımın üstünde ipincecik bir masal
alır beni götürür erguvan yelkenli gemim
güneyden taa güneyden bir yel eser kiyo kiyo
                                                      kakaolu muzlu bir yel
bilmem ki nerden gelir tokyo bulvarlarına bahar
yine yalnız saraylarda yine yalnız kırallar
yine capon denizlerinde bir sedef kayık
inanmadan ölmekse pek alaturka
nasıl anlatmalı bilmem
nasıl
nasıl
nasıl sevilir bu altınzincir
               bu hergün ölüm
                      bu gükyüzü yas
                             bu yakın güneş
                                      bu uzak fujiyama
bilmem ki nasıl
bilmem ki neresinden
bilmem ki kaç güvercin
                  kaç yürek
                            kaç kasımpatı
ve kocaman gülleri capon sabahlarının
harakiri karanlıklara

bilmem ki nasıl çizmeli bu yuvarlak sarıyı bu gergin gökyüzünü
ve bu ateş kelebekleri
                   aynalar paramparça kiyo
                   aynalar hiroşima

sular geri dönmüyorlar kiyo, sular hiç geri dönmüyorlar
koklanmıyor bu karanfil bu başka temmuzlarda
daha biz havamızı bile kullanmamışken
daha biz hiçbirşeyimizi kullanmamışken
safkan arapları tutup
                    kıral arabalarına koşmak
bir masal uğruna kiyo, bir hiç uğruna kiyo, ama pek alaturka
                                                             ama pek ortaçağlı
                                                             ama pek güvercinsiz
volonlar bilmez bunu kiyo
dişliler bilmez
raprapla bir yatakta gitmez bu kocaman sari gülleri bu hızlı düşün
öyle ürkek ki kiyo
öyle kaygan ki kiyo
nası nasıl nasıl anlatmalı bilme
ya nasıl kanamışız gencecik yerlerimizden
                    o hiç dönülmiyenin ortayerinde
sular geri dönmüyorlar kiyo, sular hiç geri dönmüyorlar

capon denizlerinde bir masal kayık
bir capon şarkısı tokyo bulvarında güneş
yine saray yalnızlıkları yine kıral uykularda başkaldırışlar
yine bayraklar örtülüyor üşümüş çocuklara
                      yine borular çalınıyor kiyo
                                        yine sürülerle güvercin ellerimizden
tarlalara tezgahlara denizlere bir daha dönememek
bir daha kafa tutamamak bayram sabahlarına
                 oh kiyo
                        oh kiyo
                        oh benim yenik yanım
                                  köle rengim
                                               balinam
ben eşsiz serüvenler delisi matakatakutuka
ben hiç bitmeyen çığlık
                    aynalar paramparça kiyo
                    aynalar hiroşima

bir sedef kayıktı capon denizlerinde
altın yaldızlı kürekleri
                  kimbilir kimlerin ellerinde
                             capon denizlerinde

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu