TRAFİK STRESİNE BOYUN EĞMEYİN - Sosyal Bilimler

TRAFİK STRESİNE BOYUN EĞMEYİN

TRAFİK STRESİNE BOYUN EĞMEYİN

Arabamızın kontağını çalıştırdık. Trafikteyiz... Şeridinde gitmeyen araçlar, sürekli sol sinyali yanıp sönen ve sürekli şerit değiştiren minibüsler, trafik ışıklarını yok sayan yayalar/arabalar, yol çalışmaları, duraklarında yolcu indirmeyen otobüsler, işe gidiş-gün ortası- mesai bitimi trafiği, cehalet, emniyet kemerini fazlalık olarak görenler, radarı yavaş geçince sevinenler, sollama yaparken, arkadan hızla gelen ve selektör yakarak "senin geçmeye hakkın yok, yol benim, ne işin var yolumda?" diyenler, trafikte "makas" atanlar, şehir magandaları vs...
Bu durumları tanımak için araç kullanmak gerekmez. Toplu taşıma araçlarında ya da bir yaya olarak da tüm bu durumlara maruz kalmaktayız. Hızlı iş temposu ve büyüyen şehirlerin kaçınılmaz sonu gibi görünen yoğun trafik, artık yaşamımızın bir parçası haline geldi.
Trafik stresi ile baş etmek için ne yapılabilir? Araç trafiğini şimdilik hayatımızdan kaldıramayacağımıza göre, trafikte yaşadığımız stresi en aza indirebilmek için çeşitli bilgiler ve pratik öneriler sunulabilir...
Büyükşehirlerde yaşayanların en büyük sorunu olan trafik stresi ile ilgili bilgiler veren Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, araç kullanırken, her ne kadar dikkatimizi yola versek de, her zaman için zihnimizin tümüyle sürüşe konsantre olamadığını belirtiyor. Aklımızın; o günkü yapılacak işler, eşimizle ya da arkadaşımızla aramızda geçen tatsız konuşma, canımızı sıkan faturalar vs. gibi zihnimizi meşgul eden şeylerle dolu olabileceğini söyleyen Kurt, "Bu kaçınılmazdır. Kişilik yapımız, stresle baş etme düzeyimiz, fiziksel ve ruhsal sağlık durumumuz ile araba kullama konusundaki becerimiz, trafikte yaşadığımız stresi olumlu/olumsuz etkileyebilecek diğer faktörlerdir" diyor.

Stresinizi En Aza İndirin

Sıkışık bir trafikte, o andaki stresi en aza indirebilmek için yapılabilecekler hakkında da bilgiler veren Kurt, bunları; hoşa giden bir müzik kanalı açmak, yanımızda ulaşabileceğimiz yerde duran ve sürüşümüzü etkilemeyecek şekilde yenebilecek kuru yiyecekler bulundurmak ve nefes egzersizleri yapmak olarak sıralıyor.
Araba kullanırken ya da durma halinde, dikkatimizi dağıtacak herşeyin güvenliği tehlikeye atacağını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt,"Bu yüzden, sıkışık trafikte ya da seyir halinde herhangi başka bir şeyle ilgilenmek doğru değildir. Çünkü yola bakmadığımız zaman, o aracı biz götürmüyoruzdur. Araç kullanırken, el- göz ve refleks kontrolü önemli olduğundan, dikkati ve konsantrasyonu bozması açısından, bu koordinasyonu bozabilecek her nesne bir tehdit unsurudur" diyor.

Önce Çocuklarınızın Güvenliğini Sağlayın

Uzman Psikolog Aslıhan Kurtun verdiği bilgilere göre; çocuklar da, araç içindeki önemli risk gruplarından birini oluşturuyor. Sürüşten önce, öncelikle çocuğun araçtaki güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Su, yiyecek ve tuvalet ihtiyacı ilk sırada düşünülmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca, çocukların araba içersinde istekleri farklı olabiliyor. Bazıları arabaları severken, bazıları hoşlanmayabiliyor. Bu yüzden, yolculuk kısa ya da uzun da olsa, araçta çocuğun kendisine ait oyuncaklarından birkaçı ya da bir eşyasının (battaniye, yastık vs.) bulundurulması, çocuğun seyahat boyunca oyalanması ve dikkatini odaklaması için faydalı olabiliyor.


Dikkatinizi Dağıtmamaya Çalışın

Trafikte dikkatsiz araç kullanımının da pek çok sonucu olabiliyor. Sürücülerde yarattığı stresin yanında, bu stresin yarattığı engellemişlik ile yapılan saldırgan davranışlar, pek çok kazanın başlıca sebebi... Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek, araç içi veya araç dışı kazalar, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uymamaktan kaynaklanıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, trafik kazalarının yüzde 95’i sürücü kaynaklı meydana geliyor. Sürücülerin trafiğe çıkmadan önce yeterli beceriye sahip olmalarının yanında, ruhsal durumlarının elverişli olması da çok önemli bir faktör. Trafik yoğun da olsa, karşılıklı anlayış ile trafikte düzgün ilerlemek, gereksiz yere korna çalmamak, gereksiz yere şerit değiştirmemek, trafikte yaşanılan stresi biraz da olsa azaltabiliyor.

Risk Faktörlerinizi Belirleyin

Güvenli araç kullanmak istiyorsak, öncelikle sürücülükte kendimiz için risk oluşturacak faktörlere bakmalıyız. Kişiliğimiz, kendimizi ve dünyayı algılama şeklimiz ve stresle başetme becerilerimiz, trafikteki davranışlarımızı etkiler. Öfke kontrolu bozukluğu olanlar, saldırgan kişilik yapısında olanlar, panik bozukluğu olanlar, güvenli araç trafiğini etkileyen risk gruplarıdır. Şayet araç kullandıkları zaman bu faktörler davranışlarına ve araç hakimiyetini etkiliyorsa; profesyonel yardım alınarak, araba kullanmayı hem kendileri hem de çevreleri için daha güvenli hale getirebilirler.



Paylaş

Etiketler: Trafik Stresine Boyun Eğmeyin

ogniela

Üyemiz, Akrep Burcu 47 Yaşında, Mesleği: DİĞER,

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu