DEMEKKİ YAŞAM BUYDU - Sosyal Bilimler

DEMEKKİ YAŞAM BUYDU

DEMEKKİ YAŞAM BUYDU

Geçen yıl ağustosun başlarında bunalımlı günlerimi atlatabilmek amacıyla, egede bir tatil köyüne gittim. Üç katlı güzel bir pansiyonda yer buldum. Çatı katını kiralamıştım. Deniz, hava, kumsal hepsi bana sanki her zamankinden daha güzel görünüyordu. Hiç bir şeyle ilgilenmiyordum. Ne gazete okuyor ne televizyon seyrediyor; adeta kendimi inzivaya çekmiştim.
Gündüz bütün gün kumsal ve denizle başbaşaydım. Akşam yemeğimi yedikten sonra, bir şişe biramı alarak kendimi balkona atıyordum. O bir birayı saatlerce yudum yudum içerek vaktin geçmesini bekliyorum.
Üçüncü akşamımdı. Aşağı kata yeni birileri gelmişti. İki çocuklu bir aile. Akşam yemeklerini balkonda yiyorlardı. Evin hanımı güzel bir sofra hazırlamıştı. Hep beraber masanın başındaydılar. Birden kadın elindeki tabağı yere düşürdü. Her taraf salata olmuştu. Çocuklar sanki olacakları biliyorlarmış gibi gözleri anne babalarına dikilmişti. Birden adam bağırmaya başladı. " Amma sakar karısın,.....mısın nesin ya" Kadın da cevap vermekte geç kalmadı. " Salak sensin" Birden ne olduğu anlayamadım. Nasıl birbirlerine bu sözleri sarfedebbiliyorlardı. Görünüşte seçkin insanlara benziyorlardı. Üstelik onlar kavga ederken çocuklar sadece gülümsüyorlardı. Adamın ses tonu gittikçe yükseliyor, bu arada kadın neredeyse ağlamaklı oluyordu. Hangi konudan dolayı kavga ettiklerini kendileri bile bilmiyordu. Hem birbirlerine kırıcı aşağılayıcı sözler sarfediyorlar hem de bunu çocuklarının yanında yaptıklarının farkına varmıyorlardı.
Kavgaları bende artık merak konusu olmaya başlamıştı. Aslında onları dinlediğim için de utanıyordum kendimden. Bir ara sustular. Adam "beyaz peyniri uzatsana bana" diyor, kadın hemen uzatıyordu. Kadın da "bir bardak bira ver bana" diyor, adamda tabi diyerek hemen uzatıyordu. Allah allah ne olmuştu bunlara demin birbirlerine o kadar hakaret eden insanlar şimdi birbirlerine masada kompliman yapıyorlardı. Bir an oyun oynadıklarını düşündüm. Şaka olmalıydı bu olanlar..
Sonra yeniden bir kavga evresi daha başladı. Adam her iki lafın başında "Ulan Allahsız karı, ulan Allahsız karı" diye homurdanıp duruyordu. Kadın da " sende allahın belasısın" diye karşılık veriyordu. En sonunda yerinden kalktı. " Hadi sofrayı toplamama yardım et" diye kocasına seslendi. Adam da " yardım etmessem ne olacak, dövecek misin?" diye bağırdı. Kadında "yardım edersen incilerin mi dökülecek" diye sorabildi sadece.. Daha sonra bir sessizlik çöktü. Bende artık yatmalıydım. Sabah erken kalkacaktım.
Ertesi gün yine denizdeydim. Ama aklım hep karı kocadaydı. Garip bir duyguyla akşam olmasını bekliyordum sanki. Tuaf bir histi benimki. Akşam yine ne yapacaklar diye meraklanıyordum.
Yine balkondaydılar. Çok özenle bir sofra hazırlamışlardı. Adam "ulan karı, kedi olalı bir fare tutmuşsun, haydariyi çok güzel yapmışsın" diye söylendi. Kadından da hemen cevap geldi. "Sus ta zıkkımlan" Adam " bu ne biçim konuşma lan" diye bağırdı. Kadın "beğenemedin mi, teşekkür mü etmemi bekliyordun" Adam ayağa fırlayarak "ulan allahsız dini bozuk karı" diye karşılık verdi. Bu kavga yine uzayacak diye düşündüm. Tamam dedim, yine havalarını buldular. O arada çocuklar bu durumun sanki farkında bile değillerdi. Birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı. Sanki akşam yemeklerinin böyle geçmesinden hoşlanıyor gibiydiler.
Birbirlerine yaptıkları hakaretlerden sonra , kadın birdenbire, yarı ağlamaklı, titrek bir sesle kocasına "sen zaten beni hiç sevmedin ki" diye söylenmeye başladı. Adam ilk önce umursamadı. Kadın bu sefer bağırarak" Söyle sevdin mi?" diye tekrarladı. O sırada adam yumruğunu masaya vurarak " ya sen hanımefendi sen beni sevdin mi hiç" diye karısına sordu. Birbirlerine tekrar bağırmaya başladılar. Kadın ağlayarak başını masaya dayadı. Adam yanına giderek " kaldır kafanı da bana bak, şimdi sen bana seni sevip sevmediğimi soruyorsun ha" Adam yutkundu " ben seni sevdim, her zaman sevdim, yine seveceğim" Kadın alaycı bakışlarla " ayıp ya yalanın da bu kadarı olmaz" diye usulca fısıldadı. O sırada çocukların kendilerini seyrettiklerinin farkına vardılar. İkisi birden "hemen doğru yatağa gidiyorsunuz, saatin farkındamısınız" diye çocuklarını azarladılar.
Çocuklar gittikten sonra adam karısını sanki ilk defa görüyormuş gibi hayran hayran suratına baktı. Kadın olacakları biliyordu sanki. Adam var gücüyle karısına sarıldı. Sonra kucağına almaya çalıştı. Kadın" delirdin mi, bırak beni" diye bağırmaya başladı. Adam yarım saat önceki hakaretler yağdıran sarhoş değildi sanki. Kadın daha fazla direnemedi. Onları duymamak için kendimi odaya zor attım. Bu nasıl olabiliyordu. Bu kadın için ne kadar aşağılayıcı bir durumdu.
Ertesi sabah kalktığımda, aşağıdan gelen bir şarkı sesiyle uyandım. Bu kadının sesiydi. Çok güzel şarkı söylüyordu. Kadının yüzünden ışıklar fışkırıyordu sanki. Dün akşamki kavga eden kadın bu olamazdı.
Artık gitme vakti gelmişti. Otobüse binip oradan uzaklaşırken kendi kendime sorular sormaya başlamıştım. "Kavga mı yaşama güzellik ve anlam veriyordu, yoksa yaşam kavgaya rağmen güzel miydi?" Ya da "yoksa her şey, dün akşam adamın karısına neredeyse saldırı ile yaklaşması mıydı?" Aslında bunu düşünmek bile istemiyordum..Sadece kendi kendime "bilemiyorum" diye mırıldandım........ Demek ki yaşam buydu.

Paylaş

Etiketler: Demekki Yaşam Buydu

ogniela

Üyemiz, Akrep Burcu 46 Yaşında, Mesleği: DİĞER,

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu