KAÇINDASIN ÜMMİ GELİN KAÇINDA - Sosyal Bilimler

KAÇINDASIN ÜMMİ GELİN KAÇINDA

KAÇINDASIN ÜMMİ GELİN KAÇINDA

ÜMMÜNÜN TÜRKÜSÜ

Bütün türkü öykülerindeki kızlar güzeldir ya; Ümmü hepsinden güzelmiş anlaşılan. Yaşadığı çağda onu delikanlılar paylaşamazmış; şimdi de ardından yakılan türkü paylaşılamıyor. Muğladan Eskişehire, Denizliden Manisaya kadar nice Ege il ve ilçesi, Ümmünün yaşadığı yer olmakla övünüyor. Kimisi, "olay bizim burda geçmiş; Ümmü de Dalaman çayında boğulmuş" derken, kimileri, "Ümmü bizim hemşehrimizdir ve Gedizde boğulmuştur" diyor. Bir başka ilçenin halkı Mendereste boğulduğunu söyler Ümmünün. Aslında türküler böyledir; halkın ortak malıdır. Egenin tüm yörelerinde, Ümmünün öyküsü aşağı - yukarıya aynı şekilde anlatılır:

Güzel Ümmünün talibi pek çoktu. Hayli zengin olan babası, onu, zengin bir ailenin oğluna vermek istiyordu. Ümmünün gönlüyse kuş olup uçmuş; Ahmet adlı fakir bir delikanlıya konmuştu.

Ahmet, nice hatırlı kişileri koydu araya; gönlünü yapamadı Ümmünün babasının. Ürnmünün babası, "dediğim dedik, öttürdüğüm düdük" dedi ve kızını, çayın öte yakasındaki köyün ağasının oğluna verdi. Ümmü ak gelinlikleri giydi ama, gönlü karalar bağlamıştı.

Düğün kuruldu; zurna öttü, davul vuruldu. Geldi çattı gelin alma. Ümmü gelin ata bindirilip, güveyinin köyüne doğru yola koyuldu. Köprüye gelince olanlar oldu. Valla, köprünün altından bir kartal uçtu da at mı ürktü; yoksa Ümmü intihar için kendini mi attı, bilinmiyor. Bilinen şu ki; Ümmü, gelinlikleriyle boz bulanık sularda buldu kendini.
- İmdat! Yetişin! Kurtarın! diye bağıran çok oldu ya; çaya atlayan olmadı.

Olup bitenleri uzaktan izlemekte olan Ahmet yel oldu esti, sel oldu aktı ve kaldırıp kendini çaya attı. Az ilerisinde bürgüsünü gördü Ümmünün; oraya kulaç salladı. Daha yetişemeden, kendi gömüldü azgın sulara. Oraya yüzdü bulamadı, buraya daldı bulamadı. Ümmü gelin gitti gider...

Ümmünün babası, bu işi Ahmetten bildi. Kadıya, "kızımı çaya Ahmet itti" diye davacı oldu.
Mahkeme kuruldu; ifadeler soruldu. Nezaretteki Ahmet, idam edileceğinden değil; sevdiceğini temelli yitirdiğinden, kara yaslara büründü. Hücresinin demir parmaklı penceresi önünde, sesini kapıp koyuverdi; acısından türkü yapıp koyuverdi.
Ahmetçik bilmiyordu ki; o pencere, Kadının evine bakıyordu. Kadı türküyü dinleyince, Ahmetin suçlu olamayacağını anladı ve onu aklayıp (beraat ettirip) salıverdi.

O günden öte, Ahmetin yaktığı "Ümmü Türküsü" halkın dilinden düşmez oldu.


Paylaş

Etiketler: Kaçindasin Ümmi Gelin Kaçinda

iklima

Üyemiz, Akrep Burcu 47 Yaşında,

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu