Robot Kartal - Sosyal Bilimler

Robot Kartal


Profesör Jack Stingo  üniversitedeki görevinden arta kalan  zamanlarda  laboratuvar  haline getirdiği evinin bodrum katında  çeşitli  deneyler  yapıyor,  yeni  buluşlar  gerçekleştirmeye çalışıyordu. Son birkaç yıldır bütün dikkatini robot kartal yapımına vermiş ve  çalışmalarını         bu yönde yoğunlaştırmıştı. Gerçi şimdiye kadar iki  robot  kartal  yapmış  ve  bunları  şehrin    varoşlarındaki  evinin geniş bahçesinde uzaktan kumanda ederek uçurmuştu, ama onun  asıl amacı bu değildi.
 
Profesör Jack Stingo   sıranın  son  derece  geliştirilmiş  bir  robot  kartal  yapımına  gelmiş olduğunu biliyordu. Bu robot kartal diğer robot kartallardan pek çok farklı özelliklere sahip bulunacaktı: Kafasının içine yerleştirilmiş mini bilgisayar aracılığıyla bilmesi gereken  tüm bilgilere sahip olacak ve bu  bilgilerin  ışığında  kartallarla  yakın  ilişkiler  kurarak  onların yaşantılarını araştıracaktı. Edindiği izlenimleri kafasındaki mini  bilgisayarda  değerlendirip  anında profesörün laboratuvarındaki bilgisayara  geçecekti. Ayrıca gözlerindeki kameralar                                            ile gördüğü her şey laboratuvardaki bilgisayarın ekranında profesörün görüşüne açık  olacaktı.
Yeni ve değişik bilgiler öğrenmek isteği insan zekasının vazgeçilmez tutkusuydu ve  bilinen    ile yeterli kalınmayıp bilinmeyeni de bilmek için harcanacak çaba,  insanoğlunun  gelecekte edineceği yeni bilgilere atlama taşı olabilirdi ve  her yeni bilgi insanlığın  yararına  sunulabilirdi. 
 
Profesör Jack Stingo  üç yıl  süren  yorucu  bir  çalışmadan  sonra,  robot  kartalın  yapımını tamamladı; robot kartalı bahçeye çıkardı, laboratuvara  döndü, bilgisayarın  başına  geçti  ve uzaktan kumanda aletini çalıştırarak  robot  kartalın  uçmasını  sağladı.  Robot  kartal    evin üzerinde birkaç tur attıktan sonra dağlara doğru yöneldi. Sarp ve yalçın kayalıklarda yaşayan kartalların arasına karışıp, onların yaşantılarını araştıracaktı. Robot kartal  bir  süre uçtuktan sonra  çok yükseklerde geniş daireler çizerek uçmakta olan  bir  kartal  gördü. Bu  kartal  ne yapıyordu böyle?  Onun geniş daireler çizerek uçmaktaki  amacı  neydi?  Bunu  ona  sormak lazımdı. Yükseldi. Kartalın yanına yaklaşınca:
 
“ Özür dilerim, niye dönüp duruyorsun orada? “ diye sordu. Bunun üzerine kartal  sert ve çok şiddetli bir tepki gösterdi:
 
“ Sus, kaç oradan, işin yok mu senin?  Defol git buradan…”
 
Robot kartal  hemen oradan uzaklaştı. Bu ne biçim kartaldı böyle? Özür dileyip,  niye  dönüp duruyorsun diye sormuştu. Peki kartal  neden  onu  kovmuştu?  Robot  kartal  o  geceyi  sakin geçirdi. Ertesi sabah sarp ve yalçın kayalıklara yaklaşmıştı ki  bir kartal yuvası gördü. Yuvada iki kartal ve bir yavru vardı, onlara doğru yöneldi. Aynı anda iki kartal  yuvadan  ayrılıp  hızla uçarak robot kartalın önünü kestiler. Kartallardan biri:
 
“ Sen ne yaptığını sanıyorsun? Bu ne münasebetsizlik? Dün  av  takibindeydim,  tam  dalışa geçecekken  beni lafa tuttun, avımı kaçırdın. Bugün ise yuvama gelmeye çalışıyorsun. Bunlar korkunç hatalar ve kesinlikle affı yoktur. Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın   bir  kartalın bunları bilmesi gerekir. Neden bilmem  senin bu hataları bilmeden yaptığını düşünüyorum. Eğer  bilseydin karşımda böylesine soğukkanlı duramazdın. Şimdi hiçbir şey söylemeden çek git buradan ve bir daha karşıma çıkma. Üçüncü hatanda parçalarım seni.. Bak hala duruyor ”  dedikten sonra  robot kartalın üstüne atılmak istedi. Robot kartal aniden geriye dönerek, son sürat oradan kaçmaya başladı. Kartallar, robot kartalı bir süre kovaladıktan sonra yuvalarına  döndüler. Robot kartal yarım saat kadar uçtuktan sonra bir dağın yamaçlarındaki kayalıklara indi. Çevre oldukça sessizdi. Kafasındaki mini bilgisayarda olayları  değerlendirmeğe,  tüm   konuşulanları  profesörün bilgisayarına geçmeye başladı. İşlem tamamlandıktan sonra  hangi  yöne doğru uçması gerektiğini bulmaya çalışırken, bir kartal sesi duydu.
 
“ Hey arkadaş!..Orada ne yapıyorsun? Yanına gelebilir miyim? “ Robot  kartal   başını  sola çevirip baktı. İlerde bir kartal kayalıklara konmuş  ve  bir  kanadını  sallıyordu. “ Konuşmak istersen yanına  gelebilirim. Gelmemi  ister  misin, arkadaş? “ Bu,  robot  kartalın  arayıp  da bulamadığı fırsattı. İşte fırsat ayağına kadar gelmişti. Buna şans denirdi ve bu şansı kaçırmazdı.
 
“ Gel arkadaş, gel, gel de konuşalım.  ”  Kartal uçtu, robot kartalın yanına kondu.
 
“ Bir süredir seni izliyorum, arkadaş. Az önce epey dalgındın, sanki gövden buradaydı, fakat aklın başka yerdeydi veya öyle gibi göründün bana diyelim. “
 
“ Söylediklerin bir şekilde doğru sayılabilir. Her şeyin bir nedeni  vardır. Buradan  hareketle geriye gidersen oluşa, ileri gidersen sonuca varırsın. “
 
“ Sonuca varmak  o oluşun nedenlerini ortadan kaldırmakla ortadan kaldırmakla mümkündür. Öyle değil mi arkadaş? “
 
“ Çok çok doğru.. Sözü fazla uzatmayalım. Ben  Profesör  Jack  Stingo  adındaki bilim adamı tarafından yapılmış olan bir robot kartalım. Kartalların yaşantılarını araştırmakla görevliyim. Dünyadaki kartalların sayısı giderek azalmakta. Bu durum  insanlar  tarafından  biliniyor  ve kartal nesli yok olmasın diye çalışmalar yapılıyor. Profesör   benim  aracılığımla  elde  ettiği bilgileri  insanlığın görüşüne sunacak ve insanların kartallar hakkında bildikleri yeni bilgilerle pekişecek. Bu bilgilerin ışığında yapılacak çalışmalar, kartalların çoğalmasını sağlayacak. Bir kartal olarak böylesine faydalı bir amaca hizmet etmek görevin olmalı. ” Kartal  bir süre şaşkın şaşkın   robot kartalın yüzüne baktıktan sonra kendini toparladı.
 
“ Demek sen bir robot kartalsın. Oldukça değişik davranışlar içindeydin, fakat sen söylemesen
bir robot olduğunu anlayamazdım. Her neyse  biz  kartallar  çoğunlukla  gündüzleri  avlanırız. Her kartalın ayrı bir av sahası vardır. Bir kartal başka  bir  kartalın  av  sahasına  giremez. Bu yasaktır. Av peşindeyken ve yuvamızda dinlenirken   rahatsız  edilmekten  hoşlanmayız. Eğer rahatsız eden olursa tepki görür, haddi bildirilir. Kendi  aramızda  pek  itiş  kakışımız  olmaz.  Bunun nedeni  aile dışında  çok nadir olarak  iki kartalın bir araya gelip görüşmesidir. Bildiğin gibi  kartallar  göklerin  hakimidir.  Hiçbir  uçan  yaratık  bizimle  havada  boy  ölçüşemez. Yuvalarımızı  dağların  doruklarına,  kayalıkların  en  sarp  ve  ulaşılmaz  yerlerine  yaparız.  Oralarda yabancı gözlerden uzakta yaşarız. Bazen nereden bilmem çıkar bir yılan yuvadaki yumurtalara musallat olur. Yuvada üç yumurta olsa birini,  ikisini  garanti bu yılanlar   kapar. 
Bir an bile boş bulunmaya gelmez yuvada yumurta varken. Biz  de  her  gün  pek  çok  yılan avlarız fakat çabuk ürediklerinden sayıları hiç azalmaz  bu  yılanların.  Hani  olsa  bir  türlü  olmasa bir türlü.. Bir de insanlar tüfeklerle vururlar kartalları, öldürürler.. Kartal eti yemezmiş  insanlar peki neden öldürürler o zaman kartalları?  Hayır, böyle anlamsız şey olmaz. Kartallar  olmasa her taraf yılan, çıyan dolar. Tarla faresine adım başında rastlanır. Bu tarla fareleri bir çoğalsalar ne tarla kalır, ne bağ, ne bahçe. Bütün mahsulü silip süpürürler. Bunun sonucu aç  kalan yine insanlar olur, benden söylemesi. ”
 
Daha sonraki konuşmalar soru-cevap şeklinde oldu. Robot kartal kafasına takılan konuları kartala sordu, o da   bu  soruları  cevapladı. Bir  süre  daha  konuştuktan  sonra   robot  kartal:
“ Bu kadarı yeterli, teşekkür ederim, arkadaş  ” dedi.  Kartal: “ Asıl ben teşekkür ederim, arkadaş  ” dedi ve uçup gitti. Robot kartal  hemen  konuşulanları profesörün bilgisayarına geçti. Birkaç gün daha çevrede gözlemlerini  sürdüren  robot  kartal   profesörden görev tamamlandı sinyalini alınca dönüş yolculuğuna başladı. Elde edilen bilgiler profesör  tarafından  derlenip  toparlandıktan  sonra   yayım   yoluyla   insanların   görüşüne sunulacaktı.

SON




Paylaş

Etiketler: Robot, Kartal

Serdar Yıldırım

Üyemiz, Koç Burcu 59 Yaşında, Mesleği: YAZAR, ve yaşadığı yer Bolu

Yorumlar
Yorum Yaz
Güvenlik Kodu