Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat
Zavallı;
Kendine bile söz geçiremedikten sonra başkalarına söz geçirmeyi nasıl bekleyebilirsin?
Başkaları! Kim onlar? onlara vakit ayırıp, beş dakika da olsa haklarında düşündün mü? Hayır!
Hep kendi zavallılığınla, var olduğunu iddia ettiğin acılarınla, şikayetlerinle, mızmızlığınla ilgilendin durdun. Bunların üstüne tüy diken pesimist bakışın... Pesimistsin! Kabul et bunu!
Yargıla kendini, yargıla! Çünkü hep korktun kendini yargılamaktan. Aynalar ya doğruları söylerlerse? En büyük korkun bu. Evet, senden güzeller de var bu dünyada. Senden çok daha güzel, çok daha akıllı, çok daha çalışkan ve üretken insanlar var. Bu gerçeğe teslim et kendini. Var olacaksan, şerefinle, haysiyetinle var olmak iddian varsa, bu gerçek ışık tutar belki de sana.
Suçlu ayağa kalk!
Titre!
Ve otur!...olacaksa bu yargılamanın sonu, bırak yargılamayı.
Aslında her yargılama bir aklanmadır. Sen bunu fark edemedin. Savunma kendini. Yazık harcayacağın dakikalara. Sadece ve sadece iddianameyi dinle.
Savunma kendini. Dervişin fikri neyse zikri de odur. Ne düşünürse onu söyler insanoğlu. Peki, zavallı adam! Sen şimdiye kadar bir şey söyledin mi? Hayır! O halde.. düşünmüyorsun ki söyleyecek sözün olsun, demek gerekmez mi sana?
Miskinler tekkesinin en kıdemli miskini! Söyle! Nedir bu atalet! Ahitname mi imzaladın aksiyona karşı. Sadakat güzel şey. Ama sadık kalma sakın bu antlaşmaya, desem etkiler mi seni? Hayır! Unutursun çünkü bu nasihati, diğerleri gibi.
Yazık sana.
SOSYOLOJİ
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat