Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat
Ben sana bakarken suretini çiziyordum elimde bir kalem, silgisiz.Yavaş yavaş resimlerime akıtıyordum görmediğim gözlerinin içten gülüşünü.Yavaştı çizimlerim ,senden habersiz ve yavaş.Silgi kullanmadım hiç.Sen güldün,ben buseni kondurdum resmine.Sen sustun, ben şaşkınlıgını ekledim bakışlarına.Yerinde duramaz oldukça içindeki çocugu özenle yerleştim resmimdeki gözlerine.
Ben seni dinlerken yüreğini yazıyordum satırlara.Sen konuştukça sana dairler birikiyor ve yazılmayı bekleyenler artıyordu, yoklugunda öksüz kalan yazılarımda.Sen anlattıkça anılarını, döktükçe içinden kelimelerini büyüyordun bir yerlerde ,samimiyetin erişilmez sıcaklıgında.Sen bilmiyordun ben yazıyordum.Ben yazarken yüreğim de sana yazılıyordu bir yerlerde benden habersiz.
Ben yazdıklarını okurken sen oluyordum biraz.Hislerini birleştiriyordum sigaramın dumanında.Her kelimen bir hissin oluyordu, her nefes çekişim dumana karışan hislerimiz…Sigaramın dumanı oluyordu anlatamadıklarım.Ve dumanla siliniyordu sana adananlar.
Ve sen sustun birgün.Kelimelerim sustu.Yazdıklarım biraz eksik biraz öksüz kaldı.Resimlerimde yarım kaldı yüzün.Eskimiş hüzünlerin kayıp parçaları oldun.
Ve sen sustun birgün.Ben de sustum ardından.Geriye kalan sigaramın dumanında özlemine asılı ben... Boş sayfamda sana hasret dökülmemiş kelimelerim...
ANTROPOLOJİ
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat