
-
Huzura Yolculuk
Sosyal Ağ Paylaşımı :

İşte beklenen an gelmişti. Haketmediğine inandığı yolculuk onu bekliyordu. Nerde yanlış yaptım? Güzel kader bana niye döndü sırtını? diye düşünürken, yüreğindeki isyan bulutlarının indirdiği yağmur damlaları gibi gözyaşları hızlıca göz pınarlarından süzülüyordu.
Dolabı yavaşça, açtı.İçi boş olan valizi raftan indirdi. Titreyen elleriyle valizin içine, birkaç parça giysi, gecelik ve terliğini koydu. Fermarını çekti. Valizini eline aldı. Koridor da titreyen bacaklarıyla güçlükle yürüyordu. Veytiyerdeki kabanını giydi. Mustafak kapının önünde duran kızı Nuran şaşkın bakışlarla annesinin ıslanmış gözlerinin içine baktı. Birden ' Annem' diye boynuna atıldı.
Genç kadın, ne diyeceğini bilemedi. Kızı'nın güzel yüzünü iki avcunun arasına alarak her noktasını sevgiyle öptü. Fısıldayan bir seslex'Dönücem kızım ağlama. Fizan'a gitmiyorum ya beni görmeye gelirsin ' dedi. Nuran'ın yüzü güldü. Genç Kadın, kapıdan çıkarken, ağlamaması gerektiğini önceden beynine yerleştirmişti. Boğazına düğümlenen hıçkırıkları, birkaç yutkunmayla geçiştiriyordu. Zorla gülmeye çalıştı. Başarmıştı. Gelerek sonkez annesi ve kızına sarıldı.
Kapının önüne indiğinde, babası arabayı çalıştırmış onu bekliyordu. Bağaja valizini koydu. Ön koltuğa oturdu. Genç kadın, başka kimseyi yanında istememişti. Etrafına bakındı. Yine gözyaşı canavarı yüreğini yoklamıştı. Hıçkıra, hıçkıra ağlamaya başladı. Babası üzülmemesi için, nasihatlar etmeye başlamıştı. Yüreğindeki fırtına'nın sesinden babasının sesini hiç duymuyordu bile. Çok uzak değildi gittikleri yer. 15 dak. içinde hastanenin kapısa gelmişlerdi.
Arabadan indi. Babası taşımak için elindeki valize doğru uzandı. ' Ben taşırım baba dedi. Babası ısrarla valizi taşımak istiyordu. Genç kadın ' Neden? Neden baba? ısrar ediyorsun.' Hastasın kızım 'dedi babası ' sen bu yükü taşımayı haketmiyorsun'
Derin bir iç çekti. ' Hakketmiyormuyum diye sordu. Çıldırmış gibiydi. Sesini yükselterek ' Peki ben bu hastaneye gelmeyi hakkettimmi ki, valizi taşımayı haketmiyeyim' Babası üzgündü. Başını önüne eğdi. Koridorun sonundaki büyük camlı kapının önünde durdular. Genç kadın başını yukarıya doğru kaldırdı. Kapının üzerindeki 'Psikiyatri' yazısını okudu. Bu soğuk kelime karşısında içi ürperdi. Hafif tombul, kırmızı yanaklı, iri siyah gözlü başhemşire açtı kapıyı. İki adım geri gitti. Burda işi neydi. 20 yıl saçını süpürge ettiği yuvasını ayakta tutma çabası için duyduğu hakaretlere, beddualara gögüs germesin ödülümüydü? yoksa cezasımıydı? bu Psikiyatri servisi........
Kapıdaki hemşire gülerek, iki kollarını yana açtı. ' Gel kızım, korkma İnanki, korkulacak asıl ortam geldiğin yerdir 'dedi. Genç kadının, şaşkın gözlerle etrafı süzerek kapıdan içeri girdi. Hemşire Koridorun sol tarafındaki odaları işaret ederek ' orta odada ki sağ taraftan, sağdan ikinci yatak senin ' dedi. Yavaşça Genç kadın'ın saçlarını okşayarak ' Hadi, yavrum. Elindeki valizini dolabıra yerleştir.' diye sözlerini bitirdi. Babası oturma salonu'nun bekleme köşesinde oturmuştu, onu bekliyordu. Yatağın önüne geldi. İşte gücü tükenmişti. Yatağın üzerine kapandı. Hıçkıra, hıçkıra ağlamaya başladı. Kapıya gelen hemşire onun ağladığını görünce, hiç müdahale etmedi. Açık duran oda kapısını yavaşça kapattı. Doya, doya ağladı genç kadın.Gözlerindeki yaşları silerek yataktan doğruldu. Ağlamaktan bıkmıştı. Ama bukez ağlamak hoşuna bile gitmişti. Çünkü kimse müdahalesine maruz kalmadan, ah, vah sözlerini duymadan özgürce ağlamıştı. Özgürce ağlamak harika bir duyguydu. Karşılıklı alış veriş gibi birşeydi bu...Onu ağlarken üzelerek seyreden yada müdahale eden biri vardı. Ne de boğazına düğümlenen hıçkırıkları yutkunmak zorunda kalan kendisi vardı.
Dolabı yerleştirdikten sonra, bekleme salonuna gitti. Bababı başı önüne eğik düşünceli bir şekilde oturuyordu. Yanındaki koltuğa yavaşça ilişti. Genç kadın, sessizdi. Canı konuşmak istemiyordu. Babası: ' Kızım, sen çok haklıymışsın. Seni dinlemeliydim. diyerek sessizliği bozdu. Gözlerinden süzülen yaşlarla ' Şimdi mi baba? şimdi mi? söylüyorsun bunları. Bu hastane'nin soğuk duvarlarını seyrettikten sonra mı? Babası daha cevap vermeden Başhemşire:
' Hadi, canım. Seni arkadaşlarınla tanıştırıcam. Babana musade edelim eve gitsin' dedi. Babası kapıdan çıkarken sevecen sesiyle' Kendine iyi bak kızım 'dedikten sonra gitti.
Başhemşireyle çay salonuna gittiler. Geniş bir salondu burası. Burada sigara içilebiliniyordu. Masaların etrafında öbek öbek oturan hastalar, onları farkettiğinde, yerlerinden kalkıp yanlarına geldiler. 'Hoşgeldin' diyen herkez genç kadına sarıldı. Bağırlarına basan bu insanların yakınlığı karşısında oldukça duygulanmıştı. Kısa sürede alıştı ortama. Korkarak girdiği kapının ardındaki bu yerde bu sevgi seli neydi böyle? Bu selin adına birde mutluluk denilebilinirdi ancak. Başhemşire görevine döndü. Genç kadın bu sevgi dünyasında uzun süredir hasret olduğu huzuru bulmuştu. Bu kadar içtenliğin, samimiyetin karşısında sorulan sorulara cevap vermemek mümkün değildi. Hatta istemsizce bile yüreğindeki sıkıntılar, bestenelen şarkı nameleri gibi, iki dudağının arasından dökülebiliyordu.
Kimse ona acımıyordu. Çünkü, herkez dertliydi. Haftada 3 gün terapi vardı. Doktorlar da sevecenlikte hastalarla yarışıyorlardı. Sorumluluk paylaşımı diye birşey vardı orda. Her hastaya dağıtılan sorumluluğa şahit olunca evinde bütün sorumluluğun sırtına bindiğini hatırladı birden. Sorumluluk paylaşımı ne güzel di burda.
İki ay çok çabuk gelip geçmişti. Hiçde herkezin korktuğu gibi biryer değilmiş burası. Ağlayarak girdiği bu kapıdan ağlayarak çıkacağını hiç tahmin bile etmemişti. Evine döndü genç kadın hiç birşey düzelmemişti. Aynı ortamda hala yaşamak zorunda kaldığından hala ilaç içiyordu. Artık her mutsuz olduğunda orada ki mutluluğu, nezaman sevginin eksikliğini hissetse, oradaki arkadaşlığı, paylaşımı, başını dayadığı yürekleri düşünüyordu. Bu yolculuğu unutmadığını bir mühür gibi gözyaşı damlaları her seferinde onaylıyordu. Ah keşke geriye aynı mutluluğu yaşayabilseydim......................
Hülya Dal
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder