
-
Gerçek Kimlik...
Sosyal Ağ Paylaşımı :

Önce Özhan Eren’in son albümü ‘Kime Sorsam’ı dinledik. Eren, son yılların en önemli besteci ve yorumcularından. Tüm eserlerinde THM hakim. Yakın yıllara kadar yapılmayan bir işe yer verip aralarına yerliler kadar klasik sazlar da yerleştirmekte. Hani hatırlamayanlar için yazalım ‘Kara Tren’ Özhan’ın. 12 şarkılık son çalışmasının hepsi birbirinden güzel. İlle de ‘Sarıkamış Türküsü’. Güzel olan, yine Eren’in “Rehin Alınan İmparatorluk, Sarıkamış’a Giden Yol” adlı kitabının da aynı zamanda piyasaya çıkması. Bir elinizde kitap, kulağınız kolonlardan gelen türküde müthiş etkileniyor insan.
Biz birkaç parça üstüne yoğunlaştık. İlle de Sarıkamış Türküsü:
Sarıkamış üstünde kar,
Kar altında Mehmed’im yatar.
Gülüm donmuş, kara dönmüş
Gören sanmış, yarini sarar
...
Kimi Yemen, kimi Harput,
Üzerinde ince çaput.
Avut yiğit, gönlün avut,
Yar sarmazsa Mevlam sarar.
Söz ve müzik Eren’in. Bestenin finali Hüsnü Şenlendirici’nin klarnetiyle yapılıyor. Öf ki öf. Tam damardan. ‘Alt kimlik, üst kimlik’ diyen acurlara gönderme yapıyorsunuz. Tıpkı kitap girişine alınan Japon Atasözü gibi; ‘Zaferden az, yenilgiden çok şey öğreniriz’. Bir de bizden ilave edelim: ‘Türkülerimiz, hayat hikayemizdir. Tarihimizdir’. Böylesine mayalar ve Özhan Eren gibi ‘Genç Usta’lar varken, kimse bizi parçalayıp bölemez!
* * *
Daha sonra TV-8’de Emelce’ye geçtik. Emel Müftüoğlu’nun konuğu Fedon’du. Bazılarının Ortodoks-Rum deyip, karalayamadıklarından. Buzuki çalıp zaman zaman vokal yapan Yorgo ile stüdyoyu tavernaya çevirdiler. Play-back bozuldu, orkestra canlı devreye girdi. Ortaya inanılmaz bir olay çıktı. Seyirci alkışlarla onay verdi. Yorgo bizden, Fedon başımızın tacı. ‘Alt kimlik’ vermek ağır hakaret. Gerçek üst kimlik. Bu ülkeyi seviyor. Gerekirse canımı veririm diyor. Abdülmelik Fırat’a kalsa, önce onu Yunanistan’a gönderir. Çünkü ‘Türk oğlu Türk’.
Neyi parçalamak istiyorlar, bazı alçaklar. Neyin kavgasını yapıyorlar. Yunus’tan dizelerle bu bölümü kapatalım:
“Anamdan doğdum, çıktım pazara
Üç metre bez aldım, döndüm mezara”.
* * *
İki haftadır barıştık ya, Kurtlar Vadisi’ni izlemeye başladık. Fazla vurdu kırdısı olmayan bir bölümdü. Anne hasreti vardı. O kutsal varlıkların evlat aşkı yaşandı. Hepsinden önemlisi ‘Vatan Sevgisi’ işlendi. Polat Alemdar’ın, en yakın adamlarına söylevini sevdik. Memati’ye dönüp sorduğu soru, pek çok insana ders niteliğinde “Vatanını sevmek vazife midir?”.
Tabii bunlar anlayabilene...
* * *
NOTLAR: beş N bir K’ya da çıkıp haftayı ‘Üçleme yapıp’ tamamladık. ‘Görünsene’ mesajları atanların isteklerini yerine getirmiş olduk. Bu tur, epey yeter. İbrahim Ormancı ‘Siyaset Meydanı’ ve Abdülmelik Fırat’ın kullandığı tahrik dolu sözlerden şikayetçi olanlardan. ‘Ali Kırca, böylesi konukları bulmayı, Mehmet Altan’dan mı öğrendi’ diye soruyor. Metin Kalay, PKK ve borazanlarının, ülkeyi ‘Ya Sevr, ya terket’ konumuna getirmeye çalıştığını belirtmekte. Besni ilçesi -Suvarlı Beldesi’ni görenlerdeniz. Devlete bağlılıklarına tanık olduk. Hepsini sevgiyle kucaklıyoruz. Yrd. Doç. Dr. Osman Çataloluk MİT’in, üst kademesinin Öcalan ve Barzani ile görüşmesinde “Yanlarında CIA’dan adam var mıydı?” diye merak edenlerden. Son günlerdeki ‘Ordu’yu karalama gayretleri de, aynı oyunun parçası mı diye’ ikinci sorusunu sormakta. Sanırız, cevaplar fazla gecikmez...
AKŞAM GAZETESİ - BURHAN AYERİ - 10.12.2005
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder