
-
Kan Davasına Farklı Bir Bakış
Sosyal Ağ Paylaşımı :

Geçen aylarda haberlerde biri 13, diğeri 15 yaşında iki gencin hayatlarının bitişlerini içim yanarak izlemiştim. 21.yüzyıldayız belki ama, kan davasının varlığı inanılmaz boyutlarda hissettirdi yine kendini. Evet bu iki genç kan davasının iki farkı taraflarıydı. AB’ye girecekmişiz, çağ atlamak üzereymişiz, uzaya çıkacakmışız kimin umurunda... gördüğüm kadarıyla bu iki gencin ailesinin hiç de umurunda değildi ...
Henüz hayatı yeni tanımaya başlayan belki de hiç tanıyamadan biri mezara diğer hapse düşen iki gencin nezdinde nice kan davası kurbanları canlandı gözümün önünde.. Nedenlerini bulmaya çalıştım. Zeki olduğumu düşünen ben, inanın bir cevap bulamadım buna. Neydi alıp verilemeyen arada.. Kan davası diyorlar adına. Nasıl bir kandır ki bu davaya dönüşebiliyor. Bu kanı o vücuda koyanın varlığını inkar etmek değil midir bir noktada bu? Bu canı bu bedende bizlere emanet veren yüce varlık değil midir bu kanın da hesabını sorması gereken? Bu hesabı kendileri görmek isteyenler Allah’a şirk koşmuş olmuyorlar mı? Günahların en büyüğüne kalkışmıyorlar mı?Sözde müslüman olan ama müslümanlığın m’sinden bile nasibini alamayan bu gençlerin ailelerine (Allah biliyor), o gece etmediğim dua kalmadı. Beddua değil dua ettim onlar için. Neden mi? Allah onları ıslah eylesin ve affetsin diye..
İnsanların birbirini sevmesi bu kadar zor olmamalı. Hoşgörülü olması da. Bir toplumda yaşamanın şartı olduğu kadar dinimizde de yeri vardır sevgi ve hoşgörünün. Bu iki özelliği hayatımıza yerleştirdikten sonra herşeyin ne kadar güzel göründüğüne inanamazsınız.
Şimdi tekrar dönelim kan davalı ailelere. Dönmek istemiyorum ama söylemesem de vicdanım sızlayacak. Hiçbir anne baba bilmem ki çocuklarının kılına zarar geldiğinde içi yanmasın, üzülmesin. Peki bu kan davalı ailelerdeki ana babaların yürekleri hiç mi sızlamıyor. Nasıl bir yürektir ki evlatlarını bilerek kendi elleriyle dilleriyle ölüme ya da karanlığa itiyorlar. Ben onlarınkine yürek demem. Yürek yerine taş taşıyorlar. Anneyim babayım diye geçinmesinler boşuna, çünkü onlar asla ebeveyn olamamışlar çocuklarına. Çocuk doğurmakla, doğrutmakla bitmiyor her iş. Bu davaya inananlar kusuruma bakmasınlar ama onlar için ne desem az bile geliyor. İnanın burda yazdıklarım hissettiklerim binde biri. Bir de hissettiklerimin hepsini buraya yazsam, okuyanın tüyleri diken diken olur, her bir cümlemden taşan nefret birer ok olup, bağırlarını deler. Ben edebi boyutlarda, edepsizliğe mahal vermeden anlatmaya çalışıyorum düşüncelerimi.
Söylenecek hem çok şey var hem de hiçbir şey yok. Anlat anlat bitmez belki anlatılanlar bu konuda, ama nereye varır ki, neyi değiştirebiliriz ki dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Peki şu açıdan hiç düşündünüz mü, sen sussan ben sussam, herkes sussa yaşamın ne anlamı kalır. Doğrunun yanlışın bir anlamı olur mu? Güzeli çirkinden ayırabilir miyiz. Haklısınız belki bir şey değiştiremeyeceğim bu yazdıklarımla. Ama yine de susmayacağım. Kelimelerim yettiğince, dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım bu çirkin davanın anlamsız boyutlarını.. Her ne kadar gideceği yere ulaşamasa da sözlerim, belki okuyan birkaç kişinin beyninde yer eder de, kendilerinin ve çocuklarının yüreğine nefret yerine sevgi ve hoşgörü tohumlarını ekerler. Geleceğimizdir çocuklarımız.. Biliyorsunuz değil mi?
Bir anne olarak, bu aileleri nefretle kınıyorum.
Bir anne olarak hem ölen çocuk, hem de hapse giden çocuk için ağlıyorum..
Çünkü ben bir anneyim.. çünkü ben bir insanım.. çünkü ben bir müslümanım...
Ve insanları seviyorum. Herkesin bu hayatı kendilerine verildiği olanaklarla sürdürmesi gerektiğine inanıyorum.
Hayatlarımızı karartmayalım.. Karartanlara da lütfen engel olmaya çalışalım. Bir gün o çocukların başlarına gelenlerin kendi başımıza gelmeyeceğini nerden bilebiliriz.
Anlattıklarıma kayıtsız kalmamanız ümidiyle...
En derin sevgilerimle...
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder