Anasayfa Sosyal Bilimler EDEBİYAT

-

Su Olun Ve Geçin...

Sosyal Ağ Paylaşımı :                                


Bursa’da eşim Gökçen Hanımla birlikte ramazanın son cumartesi günü geziyorduk. Aklımda İsmet Özel’in Çenebazlık adlı kitabını almak vardı. Büyük bir kitapçıya girdik. Gökçen Hanım hemen geçip oturmak için ayrılmış bölüme yerleşti, beni kitaplarla baş başa bıraktı; çünkü yolda onunla biraz tartışmıştık. Sonra kitapçıya girerken barışır gibi olmuştuk. Elbette sonradan gönlünü almasını bildim tabiî ki. Neyse konuyu dağıtmayayım. İsmet Özel’in kitabını alıp çıktık. Ulu Caminin karşısında birçok derginin satıldığı bir dükkana girdik. Dergilere göz atarken Kitap-lık Dergisini gördüm, hemen yanında Doğu- Batı Dergisi vardı, iki dergiyi de aldım; Gökçen Hanım da iki farklı kadın dergisi aldı.
Bugün Kitaplık Dergisine şöyle bir göz atarken o muhteşem dizelerle buluştu birden gönlüm ve ruhum.

Suydum Ben Geçiyordum

Bir yaprak sadece bir yaprak değildir
Her şeyin kendine gidilsin

Diyordum kuşları, en çok onları anlat
Geceyi sonra da, en çok onu

Yaşam ki deli saraylıdır
İnsanı kendine bırakmalı

Zamanı kıyıya çek bak
Görünen bilinene sığmaz

Yolu soruyordum rüzgara
Ben durdum, yol yürüyordu

Suydum ben geçiyordum
Geniş zamanlı tümceler kuruyordum

İlhan Berk’in bu muhteşem şiiri ve şiirin inanılmaz ruhunu içime çektim o an. Şiiri bir kez daha okudum. Derginin devam eden sayfalarında on beşe yakın şiir daha vardı; şiirler günümüz Türk edebiyatının yeni şiirlerinin de yenileriydi neredeyse. Onları da tek tek okudum, fakat bazılarını yarıda bıraktım. Çünkü İlhan Berk’in şiirinin tadı ve etkisi diğerlerini aşıyordu, hiçbiri bu şiirin tadını veremiyordu; ya da diğer şiirler de tat yoktu, bilemiyorum.
Şiirin güzelliği başlığından okunuyordu: Suydum Ben Geçiyordum. Bu bir insanı ve tüm insan yaşamını özetliyordu sanki; suyun içinde her ne varsa söz etmeye değer görmüyordu şair ya da söz eden çok olmuştu zaten; bu yüzden insan ve yaşam bir suydu sadece ve her ölümlü gibi akıp gidiyorduk, bu kadar basitti işte.
Şiirin başlığındaki imgenin sadeliğine, güzelliğine, doğallığına, söyleniş biçimine, gerçek mitolojilerden sıyrılmış inceliğine ve alegorisine iyice kafa yormadan baktım; çünkü kafa yoracak bir şey yoktu şiirin başlığında da başlığın işlediği konuda da…Çünkü açıklaması çok zor diye düşündüğümüz insan, yaşam ve zaman bu kadar basitti işte: Suydum Ben Geçiyordum…
İşte yıllardır yaptığım hatayı ve gerçekten usta dediğimiz şairlerin neden usta olduklarını bir anda kavrayıverdim.
Yıllardır şiir yazıyorum; şiirimde en çok işlediğim konu derin yalnızlık, insanı anlamak, yaşamı tartmak ve geldiğimizle gideceğimiz boyuta dokunmaya çalışmaktı. Bunu yaparken sürekli imgelere başvuruyor, bazen kendimin bile anlamadığı cümleler kuruyordum. Bir yere geldiğimi sanıyordum cümlelerle soytarı gibi oynamaya başlayınca. Oysa anladım ki maharet cümlelerle oynamak değilmiş. Ustalık söz oyunları yapmak, aydın kesimin bir bulmaca gibi çözmeye çalışacağı imgelerden bozma bürokratik cümleler kurmak değilmiş. Anladım ki şiir anlatmaya çalışırken anlaşılmaz olmak değil, bizzat anlatmakmış.
Yazdığım şiirlerde fark ettiğim en önemli şey ise şuydu: Şiir yazarken ben su olup geçmeyi beceremiyordum. Şiir yazarken ben sözlere takılıyor ama anlamları dize getirebilmeyi unutuyordum. Sözler o kadar kolaydı ki, usta bir çenebaz bile sözle dünyayı dize getirebilirdi belki, fakat sözlerin ardına koyacağı anlamları sözle ifade etmeyi ustalardan başka kim başarabilirdi ki?
İşte ben de ve yeni türeyen, benim gibi genç, arayan, deneyen ve başarmak isteyen bugünün şairlerinde de bu eksikti: Şiire ruh katmak ve anlamları dize getirebilmek.
Ben eğer usta bir şair olmak ya da en azından adam akıllı şiir yazmak istiyorsam öncelikle şiire söz oyunu yapmak yerine “Ruh Katmalıydım…” Daha sonra da imgelerin ardına hayatı, insanı ve gerçeği koymalıydım. Eğer bunu yapmazsam şiir yazmak yerini Cambazlık yapmaya bırakacaktı.
Eşime bunarı anlattığımda biz Gökçen Hanımla çoktan barışmıştık. İşte edebiyat biraz da buydu: Barıştırmaktı…Suydum Ben Geçiyordum…


MURAT AKARSU.             (22.10.2006.BURSA.)

Konuya Ait Yorumlar

Şu an yorum yazılmamış!..

Yorum Gönder




Güvenlik Kodu

IP Adresiniz : 38.107.179.207

İlginizi Çekebilecek Konular
Başlık
Ekleyen

Son Eklenen Yorumlar

gamze genç - 1 Yorum

çok güzeldi keşke bütün erkeklere böyle ders verecek biriler...

elif - 1 Yorum

harika...

Mehmet - 1 Yorum

Fragmanda gördüğü top atış sahnelerini beğenmeyenler bu nede...

Fırat - 1 Yorum

Darty % 100 Fransız menşei'lidir ve Darty'nin sahibinin kızı...

onur - 1 Yorum

yazınız için Allah sizden razı olsun emeğinize sağlık...

Bölümün En İyi Üyeleri

ogniela
40 yaşında, Akrep burcu.
Puanı: 24600

deryadeniz79
45 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 16680

cicceekk
39 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 11800

afflicted_
38 yaşında, YENGEÇ burcu.
Puanı: 7760

safir
38 yaşında, Kova burcu.
Puanı: 5000

Mail Listemize Katılın

E-Posta listemize katılarak Samanalevi Netkafe gelişmelerinden haberdar edilin.

*bilgilerinizin gizli tutulacağından emin olabilirsiniz.


rockstar
Reklam Alanı

Sizde Paylaşın

Şiirlerinizi, duygularınızı, anılarınızı, hobi ilgi alanı yada yemek tariflerinizi paylaşın.

writte

Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Samanalevi Netkafe'de anlatmak istemezmisiniz?

Benide Ekle

Samanalevi Netkafe Hakkında

aboutTürkiye'nin samimi paylaşım ortamıdır Samanalevi Netkafe. Sitemize üye olarak kendinize/şairlerimize ait şiirleri, sosyal bilimler kategorilerinde konuları, yemek tariflerini, kaliteli slayt gösterileri, resimler ve videolar gibi her kategoride paylaşımda bulunabilirsiniz.
YAZIM KURALLARI
Şiirler Teknoloji Yemek

Sponsor Linkler