
-
Osho Der Ki...
Sosyal Ağ Paylaşımı :

Yazıtlara Kulak Asma
Yazıtlara kulak asma. Kendi kalbine kulak ver. Benim tavsiye edeceğim tek yazıt budur: Çok dikkatli dinle. Kalbini tüm varlığınla dinlersen, asla yanlış yapmazsın. Ve kalbini dinlediğin zaman, asla bölünmezsin. Kalbini dinlediğin zaman, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu düşünmeden doğru yola adım atmaya başlarsın.
Yeni insanlığın sanatı, kalbinin sesini, bilinçle, dikkatle ve her şeyinle dinleme sırrından oluşacaktır. Seni nereye götürürse onu takip et. Evet, bazen seni tehlikelere götürecek...ama unutma, seni olgunlaştırmak için o tehlikeler gereklidir. Bazen seni yanlış yola sıkacaktır. Ama yine unutma, o yanlış yollar, büyümenin bir parçası olacak. Birçok kere düşecek, tekrar kalkacaksın. Çünkü insan böyle güç toplar. Düşüp tekrar kalkarak. İnsan böyle bir bütün olur.
Ama dışardan dayatılmış kuralları takip etme. Dayatılmış hiçbir kural doğru olamaz. Çünkü kurallar, sana hükmetmek isteyen insanlar tarafından icat edilmiştir. Evet, bazen bu dünyada, aydınlanmış büyük insanlar da yaşadı; bir Buda, bir İsa, bir Krishna, bir Muhammet. Onlar dünyaya kural koymadı. Sadece sevgilerini verdi. Ama bir süre sonra müritleri bir araya gelip, davranış kuralları oluşturmaya başladı. Usta gittikten sonra, ışık söndükten sonra, hepsi karanlıkta kalıyor ve takip etmek için, el yordamıyla bazı kurallar koyuyorlar. Çünkü görmelerine olanak sağlayan ışık artık yok. O yüzden artık kurallara bel bağlamak zorundalar.
İsa, kendi kalbinin fısıldadıklarını yaptı ama Hıristiyanların yapa geldikleri şey, kendi kalplerinin söyledikleri değil. Onlar taklitçi...ve taklit etmeye başladığın an, kendi insanlığına hakaret ediyorsun; kendi Tanrına hakaret ediyorsun.
Asla taklitçi olma, her zaman özgün ol. Bir karbon kopya olma. Ama dünyada olan tamamen bu: karbon kopyalar ve karbon kopyalar.
Eğer özgün olursan, hayat gerçek bir danstır. Ve sen özgün olmak için yaratıldın. Krishna�nın, Buda�dan ne kadar farklı olduğunu düşün. Eğer Krishna, Buda�nın izinden gitseydi, bu dünyaya gelmiş olan en güzel insanlardan birini kaçırmış olurduk. Yada eğer Buda, Krishna�yı izleseydi, sadece zavallı bir varlık olurdu. Buda�nın flüt çaldığını bir düşünsene! Birçok insanın uykusunu kaçırırdı: O bir flütçü değildi. Buda�yı dans ederken bir düşün; çok komik, çok saçma görünürdü.
Aynı şey Krishna için de geçerli. Elinde flüt olmadan, kafasında tavus kuşu tüylerinden taç olmadan, üzerinde güzel kıyafetler olmadan bir ağacın altında oturuyor olsa, bir dilenci gibi gözlerini kapatıp ağacın altında otursa, etrafında dans eden kimse olmasa, ne bir dans, ne bir şarkı olsa, Krishna çok fakir, çok zavallı görünürdü. Buda bir Buda�dır, Krishna bir Krishna�dır ve sen de sensin. Sen hiçbir şekilde başkalarından daha düşük değilsin. Kendine, iç sesine saygı duy ve onun izinden git.
Ve unutma, ben sana her zaman doğru yola gideceğin garantisi vermiyorum. Birçok kere seni yanlış yola yönlendirecek çünkü doğru kapıya gelmek için, insanın önce birçok yanlış kapıyı çalması gerekir. Hayat böyle. Eğer birden doğru kapıya rastlarsan, onun doğru olduğunu anlayamazsın. O yüzden unutma, son tahlilde hiçbir çaba boşuna değildir: Her çaba, senin gelişmenin doruk noktasına ulaşmana katkı yapar.
Kararsız olma. Yanlış yola sapman endişe yaratmasın. Sorunlardan biri bu: İnsanlar asla yanlış bir şey yapmamaları öğretiliyor, onlar da yanlış yapmaktan o kadar korkmaya başlıyorlar ki, hiçbir şey yapmıyorlar. Hareket edemiyorlar. Yanlış bir şey olabilir. O zaman bir kayaya dönüşüyorlar, hareket kabiliyetlerini yitiriyorlar.
Mümkün olduğunca çok sayıda hata yap ama bir şeyi unutma: aynı hatayı tekrarlama. O zaman gelişirsin. Yoldan sapabilmek özgürlüğünün bir parçasıdır. Tanrı�ya karşı çıkmak dahi gururunun bir parçasıdır. Ve bazen Tanrı�ya bile karşı çıkmak güzeldir. Bu şekilde, bir omurgaya sahip olmaya başlarsın; yoksa omurgasız milyonlarca insan var.
Mümkün olduğunca çok sayıda hata yap ama bir şeyi unutma: aynı hatayı tekrarlama. O zaman gelişirsin.
Sana söylenmiş olan her şeyi unut: �Bu doğru ve bu yanlış!� Hayat o kadar kesin değil. Bugün doğru olan bir şey, yarın yanlış olabilir; şu an yanlış olan bir şey, bir sonraki an doğru olabilir. Hayat o kadar kolay istiflenemez, onu bu kadar kolay etiketleyemezsin: �Bu doğru ve bu yanlış.� Hayat her şişenin etiketli olduğu ve neyin ne olduğunu bildiğin bir eczane dükkanı değil. Hayat bir gizemdir: Bir an, bir şey uygundur ve o yüzden doğrudur; bir sonraki an, köprünün altından o kadar çok su akmıştır ki, artık uymaz olur ve yanlıştır.
CESARET
OVVO BASIM YAYIN
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder