Anasayfa Sosyal Bilimler ANTROPOLOJİ

-

Sahte İksir

Sosyal Ağ Paylaşımı :                                


Sahte iksir...

Bir insanı gerçekten sevenler, sevdiklerini kaybettiklerinde bir yas
yaşarlar, iyileştiklerinde bile içlerinde bir yara izi kalır. Sahte aşkı
yaşayanlar ise inanılmaz bir süratle yeni bir aşık bulurlar. Aynı güç ve
istekle sevmeye devam ederler. Aşk ve istek aynıdır. Sadece sevilenin adı
ve kimliği değişmiştir. Hayatla aralarında bulunması gereken aşkı gene
olması gereken yere yerleştirmişlerdir.

Hayattan korkanlar nereye saklanır? Hepimiz biliyoruz ki hayattan
saklanmak mümkün değildir; ne yanına dönsen o yanındadır hayat, çepeçevre
sarılmışsındır. Kaçabileceğin, saklanabileceğin bir yer yoktur. Ne kadar
hızlı koşarsan koş hayatın gerçekleri hep yanı başında koşar. Hayatla baş
edemeyenlerin tek bir sığınağı vardır. Kendi içine çekilmek. Orada,
hayatla arana yerleştireceğin "sahte" bir hayat inşa etmek, onun arkasına
saklanmak. O "sahte" hayat için "sahte" duygulara, "sahte" maceralara,
"sahte" acılara ihtiyaç duyulur ve hayattan korkanlar bütün bunların
hepsini kendi kutsal sığınaklarında, gizli bir uyuşturucu imalathanesinde
çalışan yasadışı kimyagerler gibi özenle imal ederler. O korku
manastırının münzevi keşişinin kendi imalathanesinde ürettiği en muhteşem
uyuşturucu ise "sahte" bir aşktır. Aslı ile arasındaki farkı anlamak
neredeyse imkansızdır. Hatta gerçeğinden daha fazla aşka benzer.
Gerçeğinden çok daha uzun bir aşk macerasıdır bu.


Aşık olunan insan değişse bile duyulan aşk hep aynıdır, "sahte" olduğu
için hemen hemen hiç eskimez, solmaz, tükenmez, plastik bir çiçek gibi hep
aynı kalır. Korktukları hayatla aralarına bu "sahte" aşkı yerleştirirler.
Hayata baktıklarında gördükleri tek şey o aşktır. Bütün gerçek sorunlar o
aşkın arkasında görünmez olmuştur.
Ve, bu tür plastik aşklar, arkalarında çok büyük sorunlar, gerçekler,
korkular sakladıklarından gerçek aşklardan daha tehlikeli ve acıtıcıdır. O
aşkı kaybetmek, büyük bir otoyolda hızla giden arabaların ortasında hiçbir
yere kaçamadan kalmak gibidir, aşk kaybolduğunda hayat her yandan
çarpmaya, yaralamaya, hırpalamaya başlar. Sahte aşklarına gerçek bir
tutkuyla sarılırlar. Gerçek aşıklardan çok daha kıskanç, çok daha kuşkucu,
çok daha tedirgindirler. Aşık olduklarını sandıkları insanı
kaybettiklerinde sadece bir insanı değil, içinde yaşayabildikleri tek
sığınağı, kendilerini güvende hissettikleri tek mabedi, kendilerini
hayatın gerçeklerinden kurtaran o sihirli iksiri kaybederler.


Sahte aşkları yaşayanlar, sevdiklerini kaybettiklerinde yeryüzündeki diğer
bütün insanlardan daha fazla "aşk acısı" çekerler o yüzden, onların
acıları büyük bir ahtapot gibi her yandan, her biçimde onları sıkıştırıp
korktukları bütün gerçeklerle boğmaya başlarlar. Gerçek acıları sahte
aşklarla yaratabilirler. Ama acıklı olan, sahte bir aşkın gerçek bir
mutluluğu yaratmasının imkansızlığıdır. Hayattan kurtulayım derken hiç
bitmeyen bir acıya mahkum olur ve mutlulukla ilgili bütün hayallerini ve
ümitlerini yitirirler. Hiçbir sözcüğü gerçek anlamıyla anlayamazlar, her
şakadan alınırlar, sevdiklerinin kendilerinden uzakta geçirdiği her
dakikadan terk edilme korkusu ve hayatın karşısında çırılçıplak kalma
endişesiyle kuşkulanırlar.
Çok çabuk dehşete düşüp paniğe kapılırlar. Sevdikleri her an yanlarında
olmalıdır. Bez bir bebek gibi sevdiklerini yüzlerine kapayıp, hayatı
görünmez kılmak zorundadırlar. Sevdiklerini sandıkları insanın yüzüne
yüzlerini bastırarak bir zaman sonra kendilerini de, "sevdiklerini" de
boğmaya başlarlar. Sevdikleri biraz hava almak için kaçınılmaz bir
içgüdüyle başlarını çekmeye her çalıştığında bunu bir "aşk eksikliği,
sevgisizlik" gibi algıladıklarında huzursuzlukları artar ve daha sıkı
sarılırlar. Bir süre sonra aralarında bir tür yaşama savaşı başlar. Sahte
aşkı yaratan sımsıkı sarılırken diğeri boğulmaktan kurtulmak için
çırpınmaya, karşısındakini itmeye, kaçmaya, biraz hava almaya uğraşır.
Bu, aslında sevgisizlikten değil yalnızca yaşayabilme çabasındandır. Ama,
o sahte aşkı yaratmış olan bu "gerçeği" göremez çünkü bütün gerçekler o
sahte aşkın arkasında kaybolmuştur, onun dünyasında gerçeğin hiçbir türüne
yer yoktur. Bir savaşa dönüşen bu yaşama çabası korkunçtur. Sahte bir
aşkın ağlarına yakalanan neye uğradığını, başına neyin geldiğini
anlayamaz; sadece birinin kendisini boğmakta olduğunu, hayatla bütün
ilişkilerini kestiğini, hava alamadığını hissetmektedir, kurtulmak için
çırpınır, yalvarır, bağırır, yardım ister, hakaret eder. Bunların hiçbiri
işe yaramaz. Sonunda bütün gücünü kullanıp kendini kurtararak kaçar.
Hayattan korkan biri için, sevdiğini sandığı insanın kaçması büyük bir
yıkıma ve acıya dönüşür, bir anda hayatın karşısındaki güçsüzlüğünü
farkettiğinden kendine olan bütün güvenini yitirir, ölüm korkusunu andıran
bir korkuya kapılır. Gerçek aşkla sahtesini birbirinden ayıran da sanırım
bundan sonra yaşananlardır. Bir insanı gerçekten sevenler, sevdiklerini
kaybettiklerinde bir yas yaşarlar, iyileştiklerinde bile içlerinde bir
yara izi kalır.
Sahte aşkı yaşayanlar ise inanılmaz bir süratle yeni bir aşık bulurlar.
Aynı güç ve istekle sevmeye devam ederler. Aşk ve istek aynıdır. Sadece
sevilenin adı ve kimliği değişmiştir. Hayatla aralarında bulunması gereken
aşkı gene olması gereken yere yerleştirmişlerdir.
Gizli sığınaklarında, kaybetmiş oldukları insanı çabucak unutup o sihirli
iksirlerini imal etmeyi sürdürürler. Aynı macerayı bir kere daha yaşarlar.
Sonra bir kere daha. Asla mutlu olamadan, sürekli acı çekerek,
kaybetmekten korkarak, kaybedip yerine yenisini bularak hayattan kaçarlar.
Bir zaman sonra yaşadıklarının tuhaflıklarını farkederler ama
yapabilecekleri bir şey yoktur. Güçleri, tutsağı oldukları bu tuhaf oyunu
durdurmaya, bağımlısı oldukları bu uyuşturucu duygudan kurtulmaya yetmez.
Bazen çektikleri acıdan ve korkudan yorulup, gerçek hayata dönmeyi, bu
sahte ve bıktırıcı acı yerine hayatın gerçekleriyle dövüşmeyi, acı
çekseler bile arada sırada mutlu olmayı isterler ama zaman onların gücünü
iyice yok etmiştir.
Sığınaklarından çıkmak için yaptıkları ilk hamleyle birlikte sığınaklarına
yeniden koşarlar. Bu insanları sevenler de çıkar, bu insanlara
bağlananlar, onun korkularını ve güçsüzlüklerini görüp onları
iyileştirmeye çalışanlar olur ama onları kurtaramazlar. Onların
endişelerini yatıştırmak, aslında hepsi de hayatla yüzleşmek korkusundan
kaynaklanan

kuşkularını ve hastalıklı kıskançlıklarını teskin etmek imkansızdır.
Onlar hayattan saklanmaya çalışmakta ve bunu bildiklerinden gizliden
gizliye kendilerini aşağılayarak terk edilmeyi hak ettiklerine
inanmaktadırlar. Hayattan korktukları için çektikleri acı, hayatın
kendisinin yaratabileceğinden bile daha fazladır. Bunu bilseler de
yaşadıklarını değiştiremezler. Hep bir gün gerçek bir aşk yaşayacaklarını
umarak geçirirler yaşamlarını. Gerçek aşkın ancak gerçek bir hayatın
içinde bulunabileceğini, hayattan kaçarak gerçek bir aşkın
yaşanamayacağını ise bir türlü anlayamazlar. Hayat, kendisinden
korktukları için onları sonsuz bir mutsuzlukla lanetlemiştir ve hiçbir
gerçek aşığın çekemeyeceği acıyı sahte aşklarının içinde çekerler. Ve,
bazen kendi sığınaklarının boğuculuğundan yorulup, büyük bir çabayla
yeniden gerçeklerin arasına dönmeye karar verdiklerinde onları en çok
şaşırtan hayatın zorlukları değil mutlulukları ve sevinçleri olur.

Konuya Ait Yorumlar

Şu an yorum yazılmamış!..

Yorum Gönder




Güvenlik Kodu

IP Adresiniz : 38.107.179.208

İlginizi Çekebilecek Konular
Başlık
Ekleyen

Son Eklenen Yorumlar

gamze genç - 1 Yorum

çok güzeldi keşke bütün erkeklere böyle ders verecek biriler...

elif - 1 Yorum

harika...

Mehmet - 1 Yorum

Fragmanda gördüğü top atış sahnelerini beğenmeyenler bu nede...

Fırat - 1 Yorum

Darty % 100 Fransız menşei'lidir ve Darty'nin sahibinin kızı...

onur - 1 Yorum

yazınız için Allah sizden razı olsun emeğinize sağlık...

Bölümün En İyi Üyeleri

ogniela
40 yaşında, Akrep burcu.
Puanı: 24600

deryadeniz79
45 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 16680

cicceekk
39 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 11800

afflicted_
38 yaşında, YENGEÇ burcu.
Puanı: 7760

safir
38 yaşında, Kova burcu.
Puanı: 5000

Mail Listemize Katılın

E-Posta listemize katılarak Samanalevi Netkafe gelişmelerinden haberdar edilin.

*bilgilerinizin gizli tutulacağından emin olabilirsiniz.


rockstar
Reklam Alanı

Sizde Paylaşın

Şiirlerinizi, duygularınızı, anılarınızı, hobi ilgi alanı yada yemek tariflerinizi paylaşın.

writte

Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Samanalevi Netkafe'de anlatmak istemezmisiniz?

Benide Ekle

Samanalevi Netkafe Hakkında

aboutTürkiye'nin samimi paylaşım ortamıdır Samanalevi Netkafe. Sitemize üye olarak kendinize/şairlerimize ait şiirleri, sosyal bilimler kategorilerinde konuları, yemek tariflerini, kaliteli slayt gösterileri, resimler ve videolar gibi her kategoride paylaşımda bulunabilirsiniz.
YAZIM KURALLARI
Şiirler Teknoloji Yemek

Sponsor Linkler