• Yeni Üyelik
  •     
  • K.Adı yada E-Posta :
  •      
  •      
End of Article
13 HAZİRAN

SOSYOLOJİ - BENiM iÇiN !...

Ekleyen: likevoyager 13 Haziran 2005 Okunma: 1146
Yazdır

Biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşamüstünün bir saatinde, yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? Karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir. Her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir... Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anıları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları 'Bir gün' geçmişte kalmıştır oysa; hani şu karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarında rastladığımız , omzumuzun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boş verip 'Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar' dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir o; boş yere bu sokaklarda aranırsınız... MURATHAN MUNGAN Bazen istekler öyle çoğalır, öyle artarki... İnsanlar neyi daha çok sevdiğini, neyi istediğini bilemez ve kimin ona daha çok ihtiyacy olduğuna... Bazen bir şiir bile yetmez, içindekileri dökmeye, paylaşmaya; karşısındakine kanıtlamaya... Ve tabiki aşık olduğun insana da.Öyle bir an gelirki sevdiğinin yüzünü görmek ve onu yanında hissetmek için başını kaldırmak yeter, çünkü o yıldızların birleştiği yerde sana gülümsüyor olacaktır. Bir boşluktur o senin için; öyle bir boşluktur ki bu, içini birlikte doldurursunuz o bitmek tükenmek bilmez hayallerinizle... Bir kumsaldır o senin için; birlikte güldüğün, akşam vakti gelince hüzünlendiğin. Çünkü gecenin gelmesini ve rüyanda bile onu görmek istediğin... Hissedemez kimse ta derinlerde onu, camda görülen bir buğultuda... Bilemez hiç kimse onu ne kadar çok sevdiğini ve ona ihtiyacın olduğunu... Tıpkı SENiN benim için OLDUĞU GiBi....