
-
İntihara Mektup
Sosyal Ağ Paylaşımı :

`Herşey iyiydi oysa.Her akşm yemeği evde yer, arada dışarı çıkardık.Sofrada kırmızı şarabın hep olsun isterdim.Severdin ekşi tadındaki mutluluğumuzu.Pahalı hediyeler, özel günler, küçük kaçamaklar, büyük kaçamaklar,karımdan gizli seninle buluşmalar. Hepsinden hoşnuttum. Senin de anlaşılıyordu mutluluğun...``
Notumu burada kesmek yeterli diye düşündüm. Açıklama yeterliydi ve hala seni çok seviyordum.Yasak elmayı seninle yemek, ucundan bir ısırık alıp seninle paylaşmak benim için büyük mutluluk hülyalarıydı. Şimdi o mutluluğu son bir kez daha tatmak ve göklere yükselmek istiyorum.Saatlerce elimdeki notla odada savrulmak , sırf iksir tesiri yapan sesin için...Tüm bunları yapma amacım, içimdeki pişmanlık duygusunu ortadan kaldırmak! Kabul ediyorum ve evet! Seni anlayabiliyorum. Evlilik izdivacı geçiren şu günahkar bedenimi sana ithaf ettiğim gün, yüzüme bakmakla yetinmiş, şahsıma tek bir laf etmeden savrulup gitmiştino ılık sonbahar günü. Tıpkı düşen yapraklar gibi sararmıştın giderken. Benim kızarıp, bozarmam gerekirken, yerine kahvemden bir yudum almıştım. Bunun kendi sonumu getireceğinden habersiz yudumn yudum içtim.
Kendimi günah çıkartmaya gelmiş, günahkarlar gibi hissediyorum. Yok edip, yeni günahlar eklemek için, karımdan çocuğundan özür dilemek için çıktım huzuruna. Af dileyip, kulun, huzuruna gelip beni bağışlamanı diliyorum senden.Sana geldim çünkü görmediğimi bilmeni istiyordum. Halini görmedim.Aşikar ki halimi de görmedim. Hep kırık dolaştım. Kırık gözlüğümü tamir etmeden yaşadım bunca yıl. Bu yüzden kırılan kalpleri görmedim. O gün giderken benden, düşlüyorum ki her zaman olan gidişlerdendi ve yine gelecektin...
Aramanı bekleyen dek hayatımı sürdürmeye devam edersem ızdırap ve acıdan kavrulabilirim.Şimdi notumu en belirgin köşeye bırakıp özgür olacağım. Kendi hapishanemde boğmalıydım bana hayat veren damarlarımı. Karımla, çocuklarım gelmeden bu dayanılmazlığa son vermek adına kadeh kaldırmanın zamanı gelmişti. Yaşam suyumu vermek içinakıttım hepsini. Kıpkırmızıydılar. Her gece yaptığımız ayinlerde , içtiğimizşaraptan daha renkli, daha keskindiler. Etrafa yayıldıkça ziyan oluyordu. Sana ithaf etmek içindi bu geceki şarabım. Toparlamak ve sana sunmak adına gücümü toplasam da, şerefine yudumladığım her damla sarhoş ediyordu. Sarhoştum, tıpkı o gecelerde olduğu gibi yüzüme sarhoşluğun verdiği gülünç hali takındığım kesindi. Gözlerim kapanmaya yüz tutarken gardiyanlarımı gördüm. Parmaklık yoktu. Bir daha da olmayacaktı. Gardiyan ise hep vardı. Onlarla gitmeyeceklerdi. Küçük gardiyanım çığlığı bahsederken, büyüğü ve o üniformalara hiç yakışmayan, bu kadere hiç mi hiç uyuşmayan kadın ise yanıma koştu. Belli ki işinin gereğini yapıp, beni revire yatıracaktı…
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder