Anasayfa Sosyal Bilimler HİKAYE ÖYKÜ

-

Ay Şahit

Sosyal Ağ Paylaşımı :                                


Kibrit siyah bir is bırakarak yandı, yine kükürt fazla kaçmış. Ta genizlerine kadar doldu ve gözlük camlarını isledi, bir kahredip mendiliyle silmekte camekânları şimdi.
Yine bir gözlüklü doktor söylemişti zevkle kalın mercekliler vatandaşlığına geçiş yapması gerektiğini, hem de ileri derece hipermetrop.
Sigarasından aldığı derin nefes, en kılcal damarlarına kadar katran-katran zehir doldurdu ve soluk daha canhıraş bir şekilde çıktı gülümsemeyi unuttuğu ağzından.
Sınıfın beşinci katta olması ve idarenin onun bu aylaklara ders vermesi için buraya yollaması, yorulması, gözlüğünün islenen camlarını silmesi şimdi koridorun penceresinde içtiği Winston’uyla onu daha bir asabi, daha bir sinirli yapıyordu. Pembe ağzına yakışmayan bir küfür savurdu yine kendi gibi gözlüklü, dekan'ına.
Henüz derse daha var, öğrenciler şuan kantinde, bilmem kaçıncı devrimlerini yaparken, o pencereden sisli şehre bakmaktaydı.

-Ha ha ha... İçinden geçen komik bir düşüncenin, dışa yansıması; ha ha ha.
’Ey gidin Yusuf! Minibüs şoförü diye geldim, hademe oldum be. Memlekette iyi ‘geyiğini’ yaparlar bunun’.
Kendi-kendine konuşması pek yakışır kişioğluna, elinde ıslak paspasıyla tüm koridorun çinilerini silerken; kendi kendine konuşur ya da şarkı söylerdi. Yaşlı değil, henüz yirmi altısında. Sırım gibi delikanlı bir seksene varan boy, hafif dalgalı uzun saçları, terli ensesine yapışmış, elinde temizlik bezleriyle merdiven demirlerini siliyordu.
Kemerli burnu, hafifçe çökük gözleriyle nemli bakışları, engin karadenizimin yeşil dalgaları gibi gözleri ona tipik bir Laz genci havası verirdi ama o bu kara toprakların kınalı bir Muş'lusu. Kürtleri sevmez, horona tapardı. Tek söylediği türkü;
’Oynayın uşaklar oynayın gayrı
horonu ibadet sayacak tanrı.’

Hiç gitmedi Karadeniz’e ama çok battı gemileri Karadeniz’de. Yusuf; sarı, üç numara, kirli sakalıyla geldiği Muş’tan, Kocaeli Üniversitenin temizlik koluna kapağı atmıştı.
Üniversite okuyamamış Yusuf’un tek hayali, üniversite kantininde bohem üç-beş kızla takılmaktı. Beyaz kaşlı babasının ‘dumanlı oğlu’ bir öğle vakti bindiği beyaz otobüsle ertesi sabah İzmit’in yeşil boyalı otogarına varmıştı bile.
Okulun koridorlarında sigara içilmesi acayip şeydir, Yusuf’un mesaisini iki saat daha uzatması anlamına gelir.
Tuvalette köpüklü suyla doldurdu temizlik arabasını, koridorun sonuna doğru ilerliyor, arsız bir gülüşle. Kendine gülüyor.

Karadenizli devrimciler, Bob marley, Che. Ütopik sevgililerini özlerdi, şimdiyse hepsi pencerenin önündeki bulvardan hep beraber el sallıyorlardı, Doç. Dr. Dilek DOĞAN’a.
Sigarasını söndürmeden koridora attı aslında yapmazdı böyle şeyler ama şimdi çevreci olmanın değil, özlem duyma zamanı.

- ‘Yav kardeşim atmayın şu pisliği ortaya’.
Onun attığını görmemişti, ağzından istem dışı çıkan sözcüklerinden biriydi bu.

-‘A hocanım siz misiniz bende talebeler attı dediydim kusura kalmayın’.

Derken mendiliyle alnını silmekteydi, gözleri yirmi altı yaşının en parlak ifadesiydi.
Hoca arkasına yavaşça dönerken, iki yeşil gözden başka hiç bir şey görmedi ne paspası, ne Yusuf’u. Sadece iki çift yeşil göz.
Yusuf her şeyi gördü. Beyaz teni, tahılla buğday karışığı sapsarı saçları. Gözlükleri.

İşte bu saatten sonra onların işi kolay, yazarın ki zordu. Çünkü birisi doçentliğini, doktorasını küllüğüne atmış; temizlikçi bir genci en özlemli bakışlarıyla süzmekte. Öbürüyse, paspası elinden düşürmüş aradaki on beş yıllık eğitim farkını unutmuş, bu çatlak hocaya bakıyordu.
Eh yazar da bu aşkı şimdi hangi toplumsal bakışa sığdırıp hafifletebilir. Biri öğretim görevlisi, biri temizlikçi ama yazarların kelimelerinde iki eşit karakterdiler. Her ikisi de beş harften oluşan cicili-bicili hayali kahramandılar!
Hoca derse girmedi. Temizlikçi mesaisini ortada bırakıp şehrin en kenar köşesindeki bir kahvede, bir demlik çayla geceye kadar lafladılar.
Dilek, yirmi dokuz yaşına kadar evlenmemiş, hep ‘karadenizliche’sini’ beklemişti şimdiyse kendi hemşerilisi, apolitik, güzel gözlü, bu yurdum delikanlısıyla konuşmaktaydı, ağızlardan çıkacak bir sonra ki kelimenin merakıyla. ‘Dilek hoca, bir temizlikçiye aşık oldu!’ lafı gayet klişe kaçtığından bunun tam tersini kanıtlamaya ne yazarın ne de kelimelerin gücü yetmedi.

Elleri birleşirken yoğun bir sisli bir İzmit gününde, şehrin tam orta yerinde, ceplerinde biriken tüm statüler sokağın kaldırımlarına atılmıştı.

O kadar çok şey konuştular ki birbirlerini hiç tanıyamadılar. Yusuf; Dilek’in beklediği devrimci değildi alakası bile yoktu, Dilek; Yusuf’un beklediği çıtı-pıtı, zengin bir kız hiç değildi ama hayat onlara bu kadarını sunmuştu ya gerisi hayaldi. Hiç dert etmeden kabullendiler, hesaplarına kalan bakiyeyi.

Şimdi gecenin ikisinde gökte milyon yıldız sıkışıp diğer bir yıldıza yer açmaya çalışırken, aşağıda bir bankta Yusuf’un kırmızı dudakları, Dilek’in pembe dudaklarına değdi mi? Değmedi mi? Ben bilemem!

AY ŞAHİT.

Konuya Ait Yorumlar

Şu an yorum yazılmamış!..

Yorum Gönder




Güvenlik Kodu

IP Adresiniz : 38.107.179.208

İlginizi Çekebilecek Konular
Başlık
Ekleyen

Son Eklenen Yorumlar

gamze genç - 1 Yorum

çok güzeldi keşke bütün erkeklere böyle ders verecek biriler...

elif - 1 Yorum

harika...

Mehmet - 1 Yorum

Fragmanda gördüğü top atış sahnelerini beğenmeyenler bu nede...

Fırat - 1 Yorum

Darty % 100 Fransız menşei'lidir ve Darty'nin sahibinin kızı...

onur - 1 Yorum

yazınız için Allah sizden razı olsun emeğinize sağlık...

Bölümün En İyi Üyeleri

ogniela
40 yaşında, Akrep burcu.
Puanı: 24600

deryadeniz79
45 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 16680

cicceekk
39 yaşında, Aslan burcu.
Puanı: 11800

afflicted_
38 yaşında, YENGEÇ burcu.
Puanı: 7760

safir
38 yaşında, Kova burcu.
Puanı: 5000

Mail Listemize Katılın

E-Posta listemize katılarak Samanalevi Netkafe gelişmelerinden haberdar edilin.

*bilgilerinizin gizli tutulacağından emin olabilirsiniz.


rockstar
Reklam Alanı

Sizde Paylaşın

Şiirlerinizi, duygularınızı, anılarınızı, hobi ilgi alanı yada yemek tariflerinizi paylaşın.

writte

Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Samanalevi Netkafe'de anlatmak istemezmisiniz?

Benide Ekle

Samanalevi Netkafe Hakkında

aboutTürkiye'nin samimi paylaşım ortamıdır Samanalevi Netkafe. Sitemize üye olarak kendinize/şairlerimize ait şiirleri, sosyal bilimler kategorilerinde konuları, yemek tariflerini, kaliteli slayt gösterileri, resimler ve videolar gibi her kategoride paylaşımda bulunabilirsiniz.
YAZIM KURALLARI
Şiirler Teknoloji Yemek

Sponsor Linkler