
-
Tanrı' Nın Göktasları
Sosyal Ağ Paylaşımı :

Önceki gece, kutsal katinda sikkindi Tanri...
Dev aynasinin karsisinda oturmus elindeki taslarla oynuyordu.
Yine böyle sikintili bir aninda yarattiği insanoğlu, baslibasina sikinti vesilesi haline gelmisti.
Kullari asağida yoksul, yalniz ve mutsuzdu.
Aci çekiyor, kan döküyor, eziyor, öldürüyorlardi. Sevgiden ziyade nefret kusuyor, sevaba değil günaha sariliyorlardi.
Seytan, zulmün bayrağini dikmisti yerküreye...
"Biktim" diye mirildandi Kainatin efendisi, "...yoruldum asirlardir ayni filmi görmekten! Bilseniz kaç nesilde böyle kaç savas, kaç yangin izledim ben."
Kederle avucunda çevirdiği taslari, yerküreye doğru atti.
Taslar; karanlikta alevli isiklar saçarak süzüldü asaği...
Asaği da umutla pencerelere üsüstü Ademoğullari...
Kainatin isikla dansi baslamişti.
Bu isiltili "yildiz yağmuru"na türlü çesit manalar vehmettiler.
Toprağa yan yana uzanip gözlerini gökyüzüne diktiler ve kayan her yildiz için ayri dilek tuttular:
"Sevdiğime kavusayim" dedi biri, "Yoksulluktan kurtulayim" diye yalvardi öteki...
Gökyüzünün "tas yağmuru"nu, yeryüzü "dilek yağmuru" ile yanitladi sanki: "Aci çekmeyeyim", "Yalniz kalmayayim", "Mutsuz olmayayim."
Aci aci güldü Tanri yukarida...
"Ah kullarim" dedi, "Buradan ne kadar da zavalli görünüyorsunuz.
Göktaslari, gözyaslarini dindirir mi saniyorsunuz.
Bu mu onca asirda yaratabildiğiniz uygarlik?
Yağanin tas olduğunu biliyor, ama hala o taslardan medet umuyorsunuz. Derdinizin davasını onlarda ariyorsunuz.
Oysa attiğim taslardan duvarlar ören sizsiniz. Birbirinin önüne setler çeken siz...
Alçakgönüllülük istedim sizlerden; gönülsüz davrandiniz, geriye kala kala sadece alçaklik kaldi."
"Ah zavalli ümmetim" diye dertlendi Tanri,
"Yildizlara baktiğiniz kadar, birbirlerinize baksaniz çok daha mutlu olacakiniz.
Benimle konustuğunuz kadar birbirinizle konussaniz, hiç de böyle yalniz kalmayacaksiniz.
Gökyüzünde arayıp durduğunuz çareyi kendinizde, birbirinizde bulacaksiniz.
Sonra efkarla dev aynasina çevirdi yüzünü... Yalnizliğini savmak için onunla dertlesmeye basladi:
"Onca kalabalikta kendilerini yalniz saniyorlar. Asil ebedi yalnizliğa mahkum olan benim, bilmiyorlar" diye iç geçirdi.
Aynada kendini süzdü uzun uzadiya...
Sonra asağiya bakti.
Yeryüzünde çaresiz gözbebeklerinden uçsuz bucaksiz bir samanyolu vardi.
Milyonlarca çift göz, yalnizliğindan kurtulmak için umutla kendisine çevrilmis bakiyordu.
Aniden aynasini çevirip dünyaya tuttu.
Milyonlarca isiltili gözbebeği yansidi göğün yüzünden...
Insanlar, gökkubbenin aynasinda kendi gözbebeklerinin isiğini görüp, takimyildizi sandilar.
"Tanrim, bu ne mucizevi güzellik, keske biz de yildizlarin gibi isildayabilsek" diyerek hayran hayran dilek tutup duaya daldilar.
Bulutlandi Tanri'nin yüzü...
Tuvalindeki resme kizan bir ressam gibi; çevirdi aynasini geri...
Söndü gökkubbenin isiklari...
Sabah oldu.
Yukari
Can DÜNDAR
2004
Konuya Ait Yorumlar
Şu an yorum yazılmamış!..
İlginizi Çekebilecek Konular |
Başlık |
Ekleyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorum Gönder